Bu dünyada ölüm diye bir gerçek var...
Bir gün olume gideceğim, yanimda sadece söylenmemiş sozlerim ve yapmadiklarim, yapamadıklarımla. Geriye, soylenememişlerin zenginliğini bırakacağım ardımda kalanlara. tıpkı bugun benim söyleyemedıklerımin zenginliğinde olduğum gibi.
Gulumseyerek selam veren yuzuyle anımsyacagım onu.
Geriye kalanlar
gidecek evrak var mi?
Yok MUrat , saĞol
Bu evrak bizim değil eczanenin
Gozume perde indi goremiyorum nereyi ımzalayayım , gostermeye
.çalışacaksı
12 Temmuz 2011 Salı
4 Temmuz 2011 Pazartesi
Fotoğraf : İdil Aker
Şehir bize sunulan bir simülasyon. Çıkıp gitmek gerek zamanı geldiğinde...
Simülasyon evreninde, kendi simülasyonlarımıza kanıyoruz.
Olmayanı oldurtuyoruz kendimizce...Var mı? Yoksa hiç olmuş muydu?
Olmayana yenik düşüyoruz. Bize sunulan simüle edilmiş bir dünyanın içinde, bir simülasyon da biz kurmuş oluyoruz ve nicelerini de...Her insan bir dünya, her dünya bir simüle...
"Dışarıdan"
3. tekil...
Şehir bize sunulan bir simülasyon. Çıkıp gitmek gerek zamanı geldiğinde...
Simülasyon evreninde, kendi simülasyonlarımıza kanıyoruz.
Olmayanı oldurtuyoruz kendimizce...Var mı? Yoksa hiç olmuş muydu?
Olmayana yenik düşüyoruz. Bize sunulan simüle edilmiş bir dünyanın içinde, bir simülasyon da biz kurmuş oluyoruz ve nicelerini de...Her insan bir dünya, her dünya bir simüle...
"Dışarıdan"
3. tekil...
Sekiz dakika boyunca...
Kulağımda bir şarkı,
derinden içli çalıyor...
Metroya bebek arabasıyla bir adam biniyor, arabada 3 yaşlarında bir çocukla...
İzlemeye koyuluyorum sessiz ve bu fotoğraf hiç çekilmedi diye düşünüyorum. Bebek arabası gri renkte, rengi bozlaşmış, ön tekerleri kendi etrafında 360 derece dönebilen türden, her an dönecekmiş gibi kıvrımlı duruyor. Yer yer kırmızı şeritleri var, griye en yakışan renk hala kırmızı...
Bütün bir dünyayı 3 yaşlarındaki çocuğun gözlerine hapsediyorum yol boyunca.
Bakışlarını benden yana hiç çevirmiyor. Babası olduğunu düşündüğüm kişiyle olan yolculuğunu izliyorum, bir ömür sürecek, ve elindeki oyuncağına olan ilgisini...
Kulağımda bir şarkı,
derinden çalmaya devam ediyor...
Şarkıyı edindiğim kişiye dönüyorum,
bir ömür sürer mi? ve elimdeki olmayan oyuncağıma bakıyorum...
Şarkı başa sarıp çalmaya devam ediyor...
derinden içli çalıyor...
Metroya bebek arabasıyla bir adam biniyor, arabada 3 yaşlarında bir çocukla...
İzlemeye koyuluyorum sessiz ve bu fotoğraf hiç çekilmedi diye düşünüyorum. Bebek arabası gri renkte, rengi bozlaşmış, ön tekerleri kendi etrafında 360 derece dönebilen türden, her an dönecekmiş gibi kıvrımlı duruyor. Yer yer kırmızı şeritleri var, griye en yakışan renk hala kırmızı...
Bütün bir dünyayı 3 yaşlarındaki çocuğun gözlerine hapsediyorum yol boyunca.
Bakışlarını benden yana hiç çevirmiyor. Babası olduğunu düşündüğüm kişiyle olan yolculuğunu izliyorum, bir ömür sürecek, ve elindeki oyuncağına olan ilgisini...
Kulağımda bir şarkı,
derinden çalmaya devam ediyor...
Şarkıyı edindiğim kişiye dönüyorum,
bir ömür sürer mi? ve elimdeki olmayan oyuncağıma bakıyorum...
Şarkı başa sarıp çalmaya devam ediyor...
31 Mayıs 2011 Salı
4 Mayıs 2011 Çarşamba
Tezer Özlü - Yaşamın Ucuna Yolculuk
İnsanın gerçek yeteneğini, tüm yaşamını, kanını, aklını, varoluşunu verdiği iç dünyasının olgularının sizler için hiçbir değeri yok ki. Bırakıyorsun insan onları kendiyle birlikte gömsün. Ama hayır, hiç değilse susarak hepsini yüzünüze haykırmak istiyorum. Sizin düzeninizle, akıl anlayışınızla, namus anlayışınızla, başarı anlayışınızla hiç bağdaşan yönüm yok. Aranızda dolaşmak için giyiniyorum. Hem de iyi giyiniyorum. İyi giyinene iyi yer verdiğiniz için. Aranızda dolaşmak için çalışıyorum. İstediğimi çalışmama izin vermediğiniz için. İçgüdülerimi hiçbir işte uygulamama izin vermediğiniz için. Hiçbir çaba harcamadan bunları yapabiliyorum, bir şey yapıldı sanıyorsunuz. Yaşamım boyunca içimi kemirttiniz. Evlerinizle. Okullarınızla. İş yerlerinizle. Özel ya da resmi kuruluşlarınızla içimi kemirttiniz. Ölmek istedim, dirilttiniz. Yazı yazmak istedim, aç kalırsın, dediniz. Aç kalmayı denedim, serum verdiniz. Delirdim, kafama elektrik verdiniz. Hiç aile olmayacak insanla bir araya geldim, gene aile olduk. Ben bütün bunların dışındayım.
İnsanın gerçek yeteneğini, tüm yaşamını, kanını, aklını, varoluşunu verdiği iç dünyasının olgularının sizler için hiçbir değeri yok ki. Bırakıyorsun insan onları kendiyle birlikte gömsün. Ama hayır, hiç değilse susarak hepsini yüzünüze haykırmak istiyorum. Sizin düzeninizle, akıl anlayışınızla, namus anlayışınızla, başarı anlayışınızla hiç bağdaşan yönüm yok. Aranızda dolaşmak için giyiniyorum. Hem de iyi giyiniyorum. İyi giyinene iyi yer verdiğiniz için. Aranızda dolaşmak için çalışıyorum. İstediğimi çalışmama izin vermediğiniz için. İçgüdülerimi hiçbir işte uygulamama izin vermediğiniz için. Hiçbir çaba harcamadan bunları yapabiliyorum, bir şey yapıldı sanıyorsunuz. Yaşamım boyunca içimi kemirttiniz. Evlerinizle. Okullarınızla. İş yerlerinizle. Özel ya da resmi kuruluşlarınızla içimi kemirttiniz. Ölmek istedim, dirilttiniz. Yazı yazmak istedim, aç kalırsın, dediniz. Aç kalmayı denedim, serum verdiniz. Delirdim, kafama elektrik verdiniz. Hiç aile olmayacak insanla bir araya geldim, gene aile olduk. Ben bütün bunların dışındayım.
1 Mayıs 2011 Pazar
biz ne veriyoruz, onlar ne istiyor
Sıradan bür gün...
bir sınav sabahı...
kendi içlerinde güvenlik çemberlerini delemkten bıkmamış olan bir grup, sınavda artık kişileri, hakları veya güvenliği korumak yerine kağıt parçacıklarını korumaya almışlar...
aracınızın anahtarını dahi bırakabileceğiniz bir görevli bulamıyorsunuz o kadar kişinin arasında...
çünkü onlar mal veya can güveliğinde değil, kağtıların peşinde...
grubun dışındaki grup buna daha hevesli ve işlerini de layığı ile yerine getirebilecek kadar sorumluluk sahibi...
önemli olacağı düşünülecek bir sınava aracınızın anahtarını hiç tanımadığınız ellere teslim ederek giriyorsunuz...birileri tereddüt ederken birileri tereddütsüz bırakıyor.
sınav çıkışında hala aynı yerde duran ellerin sahibine hala aynı yerdesiniz dendiğinde , kurduğu tek cümle yetiyor
- söz vermiştim!!!
söz verdi ve yerine getirdi...dışarıdaki grup!!!
bir sınav sabahı...
kendi içlerinde güvenlik çemberlerini delemkten bıkmamış olan bir grup, sınavda artık kişileri, hakları veya güvenliği korumak yerine kağıt parçacıklarını korumaya almışlar...
aracınızın anahtarını dahi bırakabileceğiniz bir görevli bulamıyorsunuz o kadar kişinin arasında...
çünkü onlar mal veya can güveliğinde değil, kağtıların peşinde...
grubun dışındaki grup buna daha hevesli ve işlerini de layığı ile yerine getirebilecek kadar sorumluluk sahibi...
önemli olacağı düşünülecek bir sınava aracınızın anahtarını hiç tanımadığınız ellere teslim ederek giriyorsunuz...birileri tereddüt ederken birileri tereddütsüz bırakıyor.
sınav çıkışında hala aynı yerde duran ellerin sahibine hala aynı yerdesiniz dendiğinde , kurduğu tek cümle yetiyor
- söz vermiştim!!!
söz verdi ve yerine getirdi...dışarıdaki grup!!!
1 Şubat 2011 Salı
bir yüz var;
gergin
fotoğrafını çekenin
ilgisinden hoşlanmakta; ancak henüz o duygularla ne yapacağını bilemeyen yüz;
gergin
hayatının geç kısımlarında öğrenmiş ilgi çekmeyi bu yüz;
gergin
kocaman bir gülüş yerleşmiş yüzüne
gergin
baktığınız bütün fotoğraflarında doğal olan gülüşü;
gergin
gülümsemesinden bakışlarına yayılan;
tedirginlik
....
diğer fotoğrafları;
gerileceği bir başka yüzle yüz yüze gelmeden çekilmiş;
rahat
duyguları;
rahat
o duygularla ne yapacağını biliyor;
rahat
onlar dostları;
rahat
onlar arkadaşları;
rahat
onlar kuzenleri;
rahat
onlar; ilgilerine sahip olsa dahi
bilinen anlamda aşkı yaşayamayacağı olanlar;
!!!!!
iki fotoğraf arasındaki fark
rahat,
gergin,
tedirgin;
!!!!!
gergin
fotoğrafını çekenin
ilgisinden hoşlanmakta; ancak henüz o duygularla ne yapacağını bilemeyen yüz;
gergin
hayatının geç kısımlarında öğrenmiş ilgi çekmeyi bu yüz;
gergin
kocaman bir gülüş yerleşmiş yüzüne
gergin
baktığınız bütün fotoğraflarında doğal olan gülüşü;
gergin
gülümsemesinden bakışlarına yayılan;
tedirginlik
....
diğer fotoğrafları;
gerileceği bir başka yüzle yüz yüze gelmeden çekilmiş;
rahat
duyguları;
rahat
o duygularla ne yapacağını biliyor;
rahat
onlar dostları;
rahat
onlar arkadaşları;
rahat
onlar kuzenleri;
rahat
onlar; ilgilerine sahip olsa dahi
bilinen anlamda aşkı yaşayamayacağı olanlar;
!!!!!
iki fotoğraf arasındaki fark
rahat,
gergin,
tedirgin;
!!!!!
27 Ocak 2011 Perşembe
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
